bu platformdan bazı sınavların duyurularını yapıp bu sınavlar hakkında bilgi vereceğim...

-SPK Lisanslama
-KPSS
-KPDS
-ALES
-ÜDS
-TCMB ve Bazı bankaların Uzman yardımcılığı ve Müfettiş Yardımcılığı sınavları

BİR GÜN BU KADAR MI BOŞ GEÇER (BAŞLIĞIYLA İLK CÜMLESİ AYNI OLAN YAZI)

Bir gün bu kadar mı boş geçer, bir günün içi bu kadar mı doldurulamaz. İşte bugün tam da bunu kanıtlarcasına hareket ettim. Aslında bir hareketten bahsetmek de mümkün değil. Tamamen "no action" bir durum aynı "to be" fiillerinde olduğu gibi:)
Öncelikle şunu söylemeliyim ki olmayan oldu ve bilgisayarım virüsle tanıştı. Bu yaşıma kadar hiç bir güvenlik programına tenezzül etmeyen ve gayette mutlu mesut bit hayat süren bendeniz 2 gündür güvenli internet ile ilgilenir oldum. Dün gece bilgisayarı yeniden kurdum ve bugünde bir "internet security" programı yüklemiş bulundum. Bunları yazıyorum çünkü eğer bilgisayarıma girme cüretini gösteren şahısta bu yazıyı okuyorsa ona güzel dileklerimi bu platformdan iletmek isterim. Ve pek tabidir ki kadim dostum servis yetkilim Alper Erk'e de yardımlarından ve teknik desteğinden dolayı teşekkürü bir borç bilirim.
Anlayacağınız dün gece yarısından sonra yeniden kurduğum bir bilgisayar uykusuz bir geceye vesile olmuş, hemen akabinde ki gün de ben günün yarısını uyuyarak diğer yarısını da çeşitli güvenli Internet aktiviteleri ile geçirmiş oldum. Yani bana bir sürü zaman kaybına neden olmuş oldu. O yüzdendir ki bir sonraki yazım virüslerin zaman yönetimine etkileri olacak

iletişim



cobansuzgeci@yahoo.com


Eski Dost He-Man


He-Man Master Of The Universe

80'li yılların ortalarına doğru çekilmiş süper kahraman ve icraatları tadında bir çizgi film.130 bölüm tekmili birden çekilmiş dizimizde amaç Eternia'yı ve Şato'sunun sırlarını İskeletor'un (Skeletor - Kemikli kuru bi bünye olmasına rağmen gayet adaleli bir vücuda sahiptir) kötü emellerinden korumaya çalışmaktır.


He-Man Eternia prensi Adam'ın süper karakteri olan ikinci karakterdir.

Burada her ne kadar Fight Club tarzı bir şizofrenlikle bire bir örtüşmesede Adam'ın rahatsız olduğu su götürmez bir gerçektir.

Ayrıca kanaatimce Adam'ın çift kişilikli olmasının altında yatan en büyük etken onun gay olmasıdır. Tabi bu benim hüsnü kuruntum da olabilir. Ama pembelere bürünmüş sarı uzun küt saçlı ve kas geliştirmeye hatrı sayılır bir mesai ayırmış bu süper kahramandan biraz şüphelenmeyede hakkım var:)


Bunun dışında eklememiz gereken bir de kılıç hadisesi
var.Gölge mağarasının gizli güçleri kendi taşıdığı kılıcı ile ilişkilidir.Kılıcını havaya kaldırıp "Gölgelerin gücü adına" demesiyle bizim kibar Adam "Master Of The Univers"a dönüşür.

He-Man'in bir de yol arkadaşı vardır ki ona da kendi çift kişilikli rahatsız ruh halini sirayet ettirmiştir. Allahın titreği kılıçtan ışını yiyince (nasıl bir gaz alıyosa artık) Rooaarrr!!! diye Atılgana dönüşmektedir.

Bu ve buna benzer süper kahraman hikayelerinde her zaman süper kahramanın yanında takılan sevimli, espirili, sakar, ezik bir tipte yaratılır. Bu tipler asla birinci adam olamazlar ve asla güzel sevgilileri olmaz:) Bu çalışmada da ezik haşarı eksikliği Orko adlı bir tanımlanamayan uçan cisim ile giderilmiş. (ezik mezik ben severim orkoyu)




ruh hali


Çizim blogun ruh halini özetler biçimde resmedilmiş ancak sanatçı insan kuzenim Tuğçe bu eserinde ne anlatmak istemiş, tabiki hiç bir şey:) çünkü çizim "Death Note" adlı animasyondan. O yüzden birisi bu kıza artık kendi karakterlerini yaratması gerektiğini yüzüne vurmalı. İşte ben de tam burda bunu yapıyorum:)

HACİMLİ BİR GİRİŞ

Höptedenek!..

İlk blog yazımın böyle olmasını istedim. Yani herhangi bir ön çalışma ürünü olmasın, aklıma gelen ilk kelimeyle başlayayım ve öyle devam edeyim dedim. Çünkü girişler benim için hep zorlayıcı ve yorucu olmuştur. "Girişler" ve "Sonuçlar". Ne bir şeye başlayabilirim ne de bir şeyi sonlandırabilirim, hep ortalarda bir yerlerde seyretmeyi yeğlerim. Ama insanın aklına gelen ilk kelime "Höptedenek" olursa bilemiyorum sonuçları katlanılmaz olabilir, ancak her nasıl olursa olsun artık dönüş yok, "çoban süzgeci" yayın hayatına "höptedenek" girmiş oldu.
Tam olarak ne yapmak istediğim konusunda derin şüpheler içinde olsam da bu alanla ilgili kesin olan tek bir tamınlama varsa o da "paylaşım"dır. O yüzden çoban süzgeci bir günlük den çok bir paylaşım platformudur. Ancak şunu da itiraf etmeliyim ki bir çok kişisel web sitesi ve bir o kadar da blog incelemiş biri olarak bu ağda yaşayan sonsuz sayıda çok yetenekli ve bir o kadar da üretken çalışmayı büyük bir saygı beğeni ve biraz da kıskanarak izliyorum.
Şu an hala bu blogun tasarımı ve teknik detayları üzerinde düşünmekteyim. O yüzden bir süre görsellikten yoksun bir tadilat dönemi geçireceğiz:) Tabi burda şu soru akıllara takılabilir; "neden tadilatı bitirip öyle başlamadın bu naneyi yemeye?" merak edenler için hemen ve en kısa şekliyle açıklayayım: tadilat hiç bir zaman bitmiyor :) Size hazır bir tasarım sunmak yerine değişimi ve gelişimi gün be gün görüp izleyeceğiniz bir alan oluşturmak niyetindeyim. Çok iddalı gibi görünen bu cümleden sonra eklemek isterim ki büyük beklentiler içine de girmeyin:)
Bu kısa ve doğaçlama giriş yazısıyla birlikte ilk hamlemi yapmış oldum ve eminim ki şimdi aklıma gelmeyen ama bu yazıya eklenmesi gereken bir milyon tane cümle şu an içinde olduğumuz bu son paragrafa noktayı koymamla birlikte, teker teker ortaya çıkıp bu yazıyı yeniden yazmam konusunda beni ikna çabalarına başlayacaklar. Ama şunu bilmenizi isterim ki dostlarım, böyle bir dönüş olmayacak:)


una ekle!